Vincent van Gogh

21.01.2020
294

EDUARDO GALENO: “Bugün Van Gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastahanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor.”

Herkesin bildiği gibi her konuda buz dağının görü-nen ve görünmeyen kısmı vardır. Ben genellikle hayatım boyunca buz dağının görünmeyen kısmı ile ilgilenmişimdir. Bugün de bu yazımda Vincent
Van Gogh’un görünmeyen yanına yer vermek istedim.

Öncelikle Van Gogh’u size kısaca tanıtayım. Van Gogh, 30 Mart 1853 tarihinde Hollanda’da dünyaya gelmiştir. Kendisi Hollanda merkez camisine sırtınızı dayadıktan sonra kuzeye gittiğinizde Zundert adlı bir köyde doğmuş ve yaşamıştır. Kendisine doğumundan bir yıl önce ölü doğan abisinin adı verilmiştir. Babası Protestan cemaatinin rahibi Theodorus Van Gogh, annesi Anna Cornelia ve kardeşi de o devirde böyle adamın dibi olur mu dedirten Theo’dur. Theo, adamın dibidir çünkü sonradan zengin olsa da kardeşine hep maddi ve manevi olarak bakmış ve onun resme yönelmesini sağla-mış, adeta hikâyenin gizli karhamadır. Buraya kadar anlat-tıklarım ile Van Gogh, Esra Erol’un evlendirme programına katıldığında kendisine birini bulabilir ama buradan sonrası için söz veremiyorum. Aslında burası Türkiye olduğundan ve ülkece anormal olayları normal karşıladığımızdan belki de Van Gogh’un da şansı olabilir…

Van Gogh, 27 yaşında yani ölümünden sadece on yıl önce resimle tanışıp yoğun bir şekilde üretmiş biridir. Yoğun diyorum çünkü sadece ekmek, kahve ve sigara tüketerek sürekli eser üretmiştir. Kendisi ressamlıktan önce öğret-menlik, kitapçılık ve vaizlik yaptıktan sonra ressam olmuş-tur. Van Gogh, Flamanca dışında Fransızca, Almanca ve İngi-lizceyi çok iyi bilen ve vaiz olduğu dönemde dört dilde fetva veren yeni nesil peygamber gibi bir şeydi. Vaizliği bırakış hikâyesi ise “helal olsun!” dedirten cinsten olmuştur. Van Gogh, 1878’de Belçika’daki kömür madenlerinde madencileri dini açıdan eğitmekle görevlendirilmişti. Olay yerine gitti-ğinde madencilerin çok kötü koşullarda çalıştığını ve aşırı yoksul olduklarını görünce her şeyini onlara vermeye başladı. Bu durum baştaki kapitalistleri rahatsız edince de rahiplik mesleğine asil bir şekilde veda etti. Bunun üzerine gizli kahramanımız Theo onun tekrar Hollanda’ya gelmesini sağladı ve Van Gogh resme başlayınca da tüm malzeme mas-raflarını hayatı boyunca karşıladı. Van Gogh, Esra Erol’a katı-lacak kadar ümitsizliğe kapılmadan önce hayatında duygusal olarak iki kişiye ilgi duydu. Birisi kuzeni Kee; diğer ise iki çocuklu hayat kadını olan Sien’dir. Van Gogh, Kee duygu-larını açıklamak için fırtınalı ve yağmurlu bir havada uzun yol gitmesine rağmen ilk tribini yer ve sonrasında da redde-dilerek geri döner. Böyle bir durumda biz kendimizi “bunu bahaaa yapmuuaaacaktııın!” diye alkole verirken Van Gogh kendini yine resme verdi.

Eseri için bir model arıyorken hayat kadını olan Sien ile tanışır ve bir süre çalıştıktan sonra bu sefer de ona tutulur ama evlenemezler çünkü Protestan cemaatinin lideri olan babası “bu bizim töremize uymaz!” der ve bu ilişki de burada sona erer. Hâlbuki Van Gogh Türk olsaydı hikâye, kızla kaçmak ve sonrasında da aşiretin peş-lerine düşmesi şeklinde yani klasik Türk dizi tadında devam edebilirdi ama olmadı… Van Gogh, kafayı yemiş olsa gerek dostu Gauguin ile tartıştıktan sonra kulağını kesip hayat kadını olan Sien’e “buyurun bu benden size bir hatıra” diye verir… Bu olay bizim burada olsa “ya benimsin ya kara toprağın” denir ve büyük ihtimalle ölümle sonuçlanırdı her-halde… Van Gogh, bu davranışından sonra doğal olarak akıl hastanesine kapatılır. Kimi rivayetlere göre kulağını burada kestiği de söylenir. Sonuç olarak, kendisine kişilik bütünlü-ğünü yitirdiği, ruh çöküntüsü yaşadığı ve tükenmişlik send-romuna girdiği gibi teşhisler konulur. Adam gene kendisini alkole vermek yerine akıl hastanesinde resme verir ve aşağı-da gördüğünüz o meşhur “Yıldızlı Gece” adlı tablosunu yapar. Meşhur olmasının sebebi rivayete göre 2004 yılında Hubble Uzay Teleskobu kullanılarak gerçekleştirilen gözlem-ler, uzak yıldızların dönen gaz ve toz bulutları tarafından çevrelendiğini ortaya çıkarmıştır. Astronomlar, bu bulutların görüntü ve hareketlerinin esrarengiz biçimde Vincent van Gogh’un “Yıldızlı Gece” tablosuna benzediğini iddia ediyor-lar! Hatta bu konuda YouTube “Van Gogh’un “Yıldızlı Gece” tablosunun ardındaki beklenmeyen matematik – Natalya St. Clair” diye yazarsanız TED-ED konuşması bile var, mutlaka izlemelisiniz…

Van Gogh, yaşadığı sürece sadece “Arles’te Kırmızı Bağ” adlı bir tablosu 400 frank gibi çok ucuz bir fiyata satılmıştır. Halbuki Van Gogh ünlendikten sonra en pahalı tablosu olan “Portrait of Dr. Gachet” 82.5 milyon dolara satılmıştır.

 Van Gogh – Arles’te Kırmızı Bağ


 Portrait of Dr. Gachet

Van Gogh yaşadığı sağlık sorunları, özel hayatıyla ilgili sorunları ve onca emekle yaptığı eserlerin maddi ve manevi olarak karşılıklarını alamadıkça yaşadığı acılarına son ver-mek için resimlerinde de sıkça görülen bir “buğday tarlasın” da kendisini göğsünden vurarak intihar eder. Fakat sağ kur-tulup olaydan iki gün sonra kardeşi Teo’nun kollarında hayata veda eder. Kardeşi Teo’nun anlattıklarına göre hayata veda ederken son sözleri “La tirestesse durera toujours” yani “Hüzün sonsuza dek sürecek” olmuştur… Asırlar boyunca değişik zamanlarda değişik insanlar, birazdan sona erecek bir rüya olan bu hayatta inanılmaz ciddiyetler üret-miştir. Bu uğurda kimisi gerçek için ölüme gitmiştir kimisi de dünyada gerçeğe yer olmadığı için göçmüştür. Olurda bir gün yolunuz Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a düşerse bu dünyada gerçeğe yer olmadığı için göçüp giden Van Gogh’un, “Van Gogh Müzesine” uğrasın. Son olarak Van Gogh dostum olsaydı ve rakı masasına otursaydık ona Nazım Hikmetin şu sözünü söylerdim:

“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” – NAZIM HİKMET

HALİT CAN DÜNDAR, Beykent Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
Consensus Dergisi
Consensus Dergisi 2017 yılından beri basılı ve web yayıncılığında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.