@röportaj – Uğur Ziya ŞİMŞEK

08.02.2020
650

Bize biraz kendinizden söz eder misiniz?

Kendimi yazı ve yayın emekçisi olarak tanımlayabilirim. Bu ara yazma işini biraz aksattım, yayınevinin ağırlığı arttı ama en kısa zamanda dengeleyeceğim. Yeni bir romana başlı- yorum, ruh halim oldukça iyimser.

Peki, bu yolculukta ne zaman ben artık yazarım diyebildiniz? Ya da kendinizi ‘yazar’ olarak tanımlıyor musunuz?

2004 yılında yazmaya başladım, ilk iki kitabım 2007 yılında yayınlandı. Ben yazarım, demek marifet değil, başkalarının bunu demesi değerli.

Kitaplarınızı ne kadar sürede yazıyorsunuz? Başka bir deyişle bir romanın ortaya çıkması ne kadar sürer?

Eli çabuk bir yazar olduğumu söyleyebilirim. Ön hazırlığım uzun sürüyor. Ön hazırlık bittikten sonra hızlı yazıyorum.

Yazmaya nasıl başlarsınız?


Masanın başına geçerek. Özel bir ritüelim yok.

Yazmak yetenek işi midir? Öğrenilebilir mi?

Evet yetenek işi ama aynı zamanda öğrenilmesi gereken birçok yönü de var. Salt yetenek yeterli değil.

Türkiye’de kitap yayımlamak zor mudur?
Bir kitabı yayımlatmak için hangi süreçlerden geçmek gerekir?

Kitap yayınlamak zor değil ama prestijli bir yayınevinden kitap yayınlamak zor iş. İnternetin getirdiği özgürlükle artık insanların yazdıklarını okurlara ulaştırması kolaylaştı. Kita- bınızı yayınevleri yayınlamasa bile siz internette yayınla- yabiliyorsunuz. Bu şekilde yüzbinlerce okura ulaşıp sonra- sında yayınevlerini peşinden koşturan yazarlar var.

Yayınevleri nelere dikkat ederler?

Yayınevine göre değişir, kimisi sanata, kimisi satış perfor- mansına, kimisi paraya önem verir. Her yayınevinin bakış açısı farklı. Ancak şunu unutmamak gerekir ki yayınevleri birer şirkettir. Yani dernek veya vakıf değil. Her şirket gibi yayınevlerinin de amacı kâr yapmaktır. Hadi onu da geçtik en azından batmamaktır, ayakta kalabilmektir. Çalışan- larının maaşını ödeyebilmektir. Dolayısıyla Türkiye gibi şart- ları ağır bir ülkede varlığını sürdürebilmek için yayınevleri de ister istemez mali konuları göz önüne almak zorunda.

Türkiye’de yazarlık para kazandırır mı?

Çok nadir. Binde bir. Telifle geçinmek zor iş. Bakın size bi- raz hesap yapayım. Bir tane az satan bir tane orta halli bir de çok satan yazar örneklendirelim. Az satan yazarın kitabı yılda 500 tane satılsın. Orta halli olanın ki 5000 tane satılsın. Çok satanın ki 50.000 olsun. Bir de süper yazarımız olsun. Onun kitabı da 150.000 satılsın. Hepsinin kitabının fiyatının 20 lira olduğunu teliflerinin de % 10 olduğunu varsayalım. Yani kitap başına 2 lira. 500 satan 1000 lira alır. 5000 satan 10.000 lira alır. 50 bin satan 100 bin lira alır. 150 bin satan ise 300 bin lira alır. Şimdi biz en iyi örneği alalım. 150 bin sattı ve 300 bin lira aldı. Evet böyle bir yazar yılda 1 veya 2 tane çıkar. Siz bakmayın abartılı rakamlara. Yok 500 bin sattı yok 1 milyon falan. Bunlar boş laf. Türkiye’de 1 milyon okur mu var ki 1 milyon kitap satılsın? Kültür kitapları okuyanların oranı belli. Şimdi en iyi örnekte bile yazar 300 lira aldığı zaman yine de hayatını garanti altına alamaz. Çünkü bu başarıyı 10 yıl daha tekrarlamasa hep aynı parayı kullanmak zorunda kalır. Böyle örnekler de var. Ahmet Ümit, Ayşe Kulin gibi 15-20 tane yazar dışında bu işten rahat rahat hayatını idame ettiren yoktur diyebilirim. Yani yazarlıkta para yok, amacı para olanlar farklı şeylere yönelsin.

Yazar olmak isteyenlere önerileriniz nedir? Valla bol bol okusunlar ve ertelemeden yazsınlar.

Son olarak bize yayınevinize verdiğiniz ismin hikâyesinden bahseder misiniz?

Okuduğun kitabı sokağa bırak başkası okusun diye bir akım vardı. Oradan esinlendim. O nedenle Sokak Kitapları yaptım.

Teşekkürler
Ben teşekkür ederim.

Uğur Ziya ŞİMŞEK
Uğur Ziya ŞİMŞEK

Hazırlayan: ELİF İPEK BİLEK, Kırklareli Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
Consensus Dergisi
Consensus Dergisi 2017 yılından beri basılı ve web yayıncılığında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.