Kendi Kahvenin Gurmesi

06.12.2020
136

Günümüzde artık hemen hemen herkes kahve içer oldu. Küçüğü, büyüğü her yaştan insan faklı farklı kahveler içiyor. Kimimiz ayılmak için, kimimiz uzun zamandır görmediği arkadaşıyla zaman geçirmek için, kimimiz can sıkıntısından bir kafeye oturup zaman geçirmek için, kimimiz de sabahlara kadar ders çalışmak için kahve içer. Herkesin bir nedeni vardır kahve içmek için ama peki, bu kahve nedir?

Kahvenin tarihçesini tabi ki de burada anlatmayacağım çünkü internet çok ilerledi ve bu bilgiyi çok rahatlıkla bulabileceğimiz bir alandayız. Bizim konumuz biraz daha faklı; kahvenin kişiye nasıl hitap edeceğidir. Kahveyi gerek tatlılarda, gerek kokteyllerde veya direk saf haliyle su ya da süt ile tüketiyoruz. Geçtiğimiz zaman diliminde daha da popüler olmaya başladı, dalgalar halinde ayrılmaya başladı ve şuan üçüncü dalga biraz daha revaçta. Peki, bu dalgalar nedir?

1. dalga kahveciliğin en basit açıklamasıdır. Bizim markete gidip hazır paketler halinde direk sıcak su ile karıştırıp içtiğimiz sıcak içecektir. Kalitesi düşüktür ve sektörde bu hazır paket ürünlerde çok oynama vardır. İçine kakao yanığına kadar bilmediğimiz onca ürün girer. Artık çok geride kalmış fakat hala çok tüketilen bir hazır içecektir.

2.dalga kahvecilik ise şu an günümüzde çok moda olan, hemen hemen hepimizin içmek için bu kahvenin sunulduğu mekanlara gittiği ve herkesin sevdiği kahve kültürü diyebiliriz. Hatta daha detaylı ve basit olarak anlatırsak 2. dalga  kahvecilik Espresso üzerinden çeşitliliği olup, aromalaştırarak sunmaktır. Latte, Frappuccino gibi kahveleri bize katan dalgadır. Kahveyi 1. dalgaya göre taze tutar, lezzeti daha iyi anlaşılır haldedir ve seçenek sunar.

3.dalga kahvecilik ise kahveyi içmekle kalmıyor. Kahve artık nitelikli hale geliyor. Kahve çekirdeğinin hangi rakımda yetiştiği, nasıl hasat edildiği, nerden geldiği, kimin yetiştirdiği, ideal demleme yöntemi ve çekirdeği hakkında bilgi vererek, içmekten ziyade daha çok keyif vermektir. Demleme yöntemlerinin daha farklı ve birden çok çeşidi olup, süreyi uzatır. Bu nesil daha yeni yeni yükselme aşamasındadır.  Doğruyu konuşmak gerekirse daha bu dalgayı bilmeden pazarlamaya çalışan çok yer vardır. Hippi tarzında giyinip kendini kahveci sanan ama daha kahve filtre kâğıdının ıslanması gerektiğini bile bilmeyen baristalar mevcuttur.

Kahve aslında basit gözüken fakat kendi içinde çok ayrılan hatta gurmesi dahi olan bir sektördür. Peki, kahveyi kendinize göre nasıl tadıp seçersiniz? Bunu dört adımda öğrenebilirsiniz.

Koklama:

Kahveyi tatmadan önce mutlaka koklayın. Ağzınız sadece tatlı, tuzlu, ekşi ve acı lezzetleri birbirinden ayırır. Fakat burnunuz binlerce farklı konuyu ayırt edebilir. Elinizi kahve fincanının ağzına siper yapın, fincanı burnunuza yaklaştırıp bir nefes alın.

Höpürdetme:

Kahveyi höpürdeterek içmek önemlidir. Böylece kahve da- mağınızın tamamına yayılır ve ağzınızın içinde lezzet alan her bölgeye ulaşır.

Konumlandırma:

Kahvenin ağzınızdaki ağırlığını ve verdiği hissi düşünün.

Lezzetleri ağzınızın hangi bölgelerinde algılıyorsunuz?

Tarif Etme:

Son olarak, kahve tadımındaki deneyiminizi nasıl tarif edeceğinizi düşünün. Kahve aromasını, lezzetini, ağzınızda uyandırdığı hissi tarif etmek için hangi kelimeleri kullanırsınız? Kahveleri başka hangi yiyecek lezzetleri veya aromalarıyla karşılaştırabilirsiniz?

“Tadımın özünde, kahvelerin farklı ve benzer yönlerini karşılaştırmak vardır. Tek kahve tatmak, size bu karşılaştırmayı yapacak bir bağlam oluşturmaz. İki veya üç kahveyi yan yana tadarsanız; aroma, asitlik, gövde, lezzet ve yetiştirici bölgeyi karşılaştırarak hangilerini en çok sevdiğinizi bulabilirsiniz.”

Kahvenin sizin damak tadınıza ait olup olmadığını anladığınızda siz de birer gurmeciksiniz demektir.

Kötü bir kahve bile hiç kahve olmamasından iyidir.

– David Lynch

ONUR HEKİMOĞLU

Şef

Sonbahar / 2018

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.