Gizemli Bir Yolculuk: Mısır Piramitleri

08.02.2020
236
Gize Piramitleri. Soldan sağa; Mikerinos (Mykerinos), Kefren, Khufu (Keops)

Yüzyıllardır sırları çözülememiş olan piramitlere bir giriş yapmak istedim. Bu konudaki araştırmalarımı sizlere sunacağım ancak yine sırrı çözülememiş olarak kapanışı yapmak zorundayız. M.Ö inşa

edilen bu yapıların sırrı henüz hiçbir bilim adamı ya da araştırmacı tarafından çözülememiştir. Elbette piramitlerin gizemi hakkında bir sürü tahmin yürütülmüştür. Net bir sonuca ulaşılamamış olsa da bu gizemli yolculukta  elde  edilen bilgi ve tahminleri paylaşacağım.

Öncelikle piramit ne demek diye konuya girmek isti-yorum. Piramit sözcüğü Grekçe ’de ateş anlamına gelen “piro” ile merkezde anlamına gelen “amid” sözcüklerinin birleşimin- den oluşmaktadır. Yani piramit kelimesi “merkezdeki ateş” anlamına gelmektedir. Ve gerçekten de piramitlerin, dünya- nın merkezinde olduğu düşünülmektedir. İçlerinde ise genel olarak Kraliçe Odası, Büyük galeri, Kral Odası ve giriş, iniş, çıkış dehlizleri ve geçitlerinden oluşmaktadır.

Piramit denince akla ilk olarak Mısır’daki Gize Piramitleri gelir. Gize Piramitleri; Keops, Mikerinos ve Kefren’dir. Ancak Mısır’da Gize Piramitleri dışında piramitler olduğu gibi başka ülkelerde de piramitler bulunmaktadır. Bu ülkeler; Bolivya, Meksika ve Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Başarı ile bitirilen ilk piramit ise Mısır’daki Sakkara piramididir. Şu an ayakta kalan tek yapı ise dünyanın yedi harikasından biri olan  Keops piramididir.

Piramitlerin  gizemine  değinecek  olursak;  piramitlerin  içeri- sinde ultra sount, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır. İçleri  yazın  sıcak,  kışın  ise  soğuk  olur.  Piramit  kimin  adına yapıldıysa  onun  bulunduğu  odaya  doğduğu  ve  tahta  çıktığı tarihler   olmak   üzere   yılda   iki   defa   güneş   girmektedir. Piramitlerin içinde yiyecekler bozulmaz, bitkiler daha çabuk büyür,  orada  beş  hafta  süre  ile  bekletilen  su  yüz  losyonu olarak   kullanılır.   Ayrıca   kesik,   yanık,   sıyrık   gibi   yaralar piramitlerin  içinde  daha  çabuk  iyileşmektedir.  Gize  Piramit- leri olan Keops, Mikerinos ve Kefren’in yapımında toplam 15 milyon  kireç  taşı  kullanılmıştır  ve  bu  taşların  her  birinin ağırlığı  2.5  tondur.  Bazı  taşların  ağırlığı  ise   15  –  20  tonu bulabilmektedir. Bu  gizemlerin  derinine  inersek;  20  tonluk  15  milyon  taşın kimler tarafından ve nasıl taşındığı akılları kurcalayan yan en önemli  sorudur.  Yapılışına  dair  üç  kuram  ortaya  atılmıştır. Bunlardan   ilki;   spiral   bir   rampa   ile   taşların   taşındığıydı. İkincisi   ise   taş   bloklar   dev manivelalarla   kaldırılıyordu. Üçüncüsüne gelecek olursak; kabaca yontulan granit bloklar, silindirler üzerinde çekilerek getirildiğiydi.

Bu kuramlar dışında ise biraz daha efsanevi olan kuramlar da ortaya atılmıştır. Bunlardan bir tanesi; piramitlerin Hz. Süleyman’ın cinlerine yaptırıldığıydı. Bu taşların ve devasa yapıların o zamana göre insanları aşacağı ve yapamayacağı düşünülmekteydi. Hz. Süleyman’ın krallığa sahip olan, cinlere ve insanlara hükme-den tek peygamber olduğu kutsal kitaplarda yazıyordu. Bu kadar kusursuz ve gizemli yapıların da ancak cinler tarafından yaptırılabileceği düşünülüyordu.

Bir diğer ortaya atılan efsanevi görüş ise; Hz. Yusuf zamanında, kıtlık olacağı zaman yiyecek depolamak ve yıllar süren kıtlıktan etkilenmemek adına yapıldığıydı.

Bir başka ve bir o kadar inanması güç olan görüş ise piramit- lerin uzaylılar tarafından yapıldığıydı. Uzaylılar ile alakalı herhangi bir delil zaten bulunmamaktadır.

Peygamberlerle alakalı olanlar için ise birçok  araştırma yapıp, kutsal kitapların ayetlerini birer birer okudum. Ancak ne bu peygamberlerle ne piramitlerle alakalı bir bilgi içermemektedir. Yani bunlar da söylentiler olarak kalmışlardır.

Ancak şimdi belki de kimsenin bilmediği, ilk kez duyacağınız bir bilgiyi sizle paylaşmak istiyorum. Yapı-lan bazı araştır- malar sonucu piramitlerin aslında elektrik ürettiği öğrenildi. Bağdat pili ve ark lambaları o dönemlerde kullanılıyordu. İskenderiye Feneri’nin aydınlatılmasında kullanılan ark lambası da Antik Mısır’da elektriğin kullanıldığının en önemli delilidir. İskenderiye Feneri 24 saat aydınlık  kalıyordu ve bunun olması için düzenli elektrik üretimi şarttı. Peki bu elektrik üretimi nasıl gerçekleşiyordu?

Piramitlerin dışı beyaz kireç taşı ile kaplanmıştır. Beyaz kireç taşları yüksek derecede yalıtkan özelliğe sahiptir ve bu özellik sayesinde elektrik kontrol altında tutulur, dışarı yayılmazdı. Piramitlerin içi ise elektriği iletme özelliğine sahip başka kireç taşlarından yapılmıştır. Piramitteki tüneller ise granit ile kaplanmıştır. Bir kabloyu incelediğimizde de iletken ve yalıtkan maddelerin aynı sırayla yapıldığını görebiliriz. Bu durum mükemmel bir mühendislik örneğidir. Ancak bir de enerji kaynağına ihtiyaç vardır. Piramitlerin üzerinde bulunduğu zeminin altı su ile kaplıdır. Piramitler, arası su ile dolu bir kireç taşı üzerindedir ve bu kayaç katmanları suyu yüzeye taşırken elektriği de yüzeye taşır. İsimleri akiferdir. Elde edilen bu elektriğe ise fizyoelektrik denir.

Bu konu ile ilgili öne sürülen bir durumdan bahsedeceğim son olarak. Piramidin merkez odasında boş bir taş sandık var. Burada firavunun tabutunun olduğu ancak çalındığı için boş kaldığı söylenmektedir. Ancak bu boş sandığın ölçülerine ve tam bulunduğu noktaya da bakıldığına ortaya başka bir gerçek çıkıyor. Bu nokta, piramidin eksik kalan bir noktasının tamamlanacağı noktadır. Tam bu noktada bir süper iletken madde olduğu takdirde piramit tüm Mısır’a yetecek kadar elektrik üretilebilirdi. Bu maddenin ise o dönemde Mısır’da bulunan Kutsal Ahit Sandığı olduğu düşünülmektedir. Hz. Musa firavun tarafından evlat edinil- miş ve yönetici olarak yetiştirildiği tarihi kaynaklar tarafın- dan bilinmektedir. Antik Mısır’daki yönetici aşamalarından biri de Mısır’ın tüm gizli sırlarının ve enerji ilminin öğretil- mesidir. Hz. Musa’nın Mısır’dan çıkarken Ahit Sandığı’nı da yanında aldığı bilinmektedir. Firavunun ise son ana kadar onun peşine düşme sebebinin bu sandık olduğu tahmin ediliyordu. Çünkü sandığın gitmesi ile enerji üretimi sağla- namayacaktı ve durum da tüm zenginlik ve ihtişam bitecekti. Gerçekten de öyle olmuş, medeniyet tamamen çökmüştür. Hatta bir sonraki medeniyet gelip yerleşene dek Gize terk edilmiştir.

Sonuca bakacak olursak ne piramitlerin gizemi ne yapım aşaması ne de ortaya atılan kuramların hangisi doğru olduğu henüz çözülememiştir. Gizemini hala koruyan bu yapılar, her zaman birçok kesim tarafından ilgi odağı olmaya devam etmektedir.

Yazarın diğer güncel yazıları için www.elifipekbilek.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

YARARLANILAN KAYNAKLAR
  • David FURLONG – Piramitler Gerçeği
  • http://bit.ly/2u8NmFs
  • http://bit.ly/2vHefhv

ELİF İPEK BİLEK, Kırklareli Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
Consensus Dergisi
Consensus Dergisi 2017 yılından beri basılı ve web yayıncılığında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.