Ceza Muhakemesinde Adil Yargılama Makul Sürede Yargılama

09.02.2020
682

Modern toplumlarda insanlar, haklarını yargı önün- de ararlar. Toplumsal sözleşmelerde insanların haklarını aramak için bizzat kuvvete başvurmama- ları, haklarını yetkili yargı mercileri önünde aramaları gerekmektedir. Yargılama ve bunun sonucunda ada- letle uyuşmazlıkları çözme, bir devletin vatandaşlarına vere- bileceği en değerli hizmettir.

Yargılanma hakkı ve makul süre konusunun inceleneceğim bu yazıda öncelikle genel olarak adil yargılanma hakkına değinildikten sonra yargılamanın makul bir süre içinde ya- pılmasının önemini açıklayacağım..

Adil yargılanma hakkı, dokunulmaz ve vazgeçilmez bir hak olarak, yargılamanın insan haklarına ve demokratik kurallara en uygun şekilde yapılmasının ve böylelikle, insan hakları ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının teminatıdır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası’nın 36. maddesinde ifadesini bulan adil yargılan- ma hakkı yargılamanın hakkaniyetine uygun, adil bir biçim- de yerine getirilmesini amaçlar. Any.36: ‘’Herkes, meşru va- sıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önün- de davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargı- lanma hakkına sahiptir.’’

Türkiye’nin hedefi; kuşkusuz, hukuk devleti ilkelerinin ege- men olması ve yargı dâhil tüm kurumlara yerleşmesi, insan haklarına saygı gösteren ve bu hakları adil ve güvenilir bir hukuk düzeni içinde koruyan, bütün faaliyetlerinde bu ilke- lere bağlı bir devlete dönüşmek olmalıdır.

Sözleşmenin 6. maddesindeki adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerden bir kısmı açıkça maddede belirtilmiş bir kısmı ise AİHM tarafından genişletici yorum yöntemi ile madde metnine dahil zımni unsurlar olarak belirlenmiş ve bu belirlenen ilkeler artık AİHM içtihadı haline gelmiştir.

AİHM kararlarına göre soruşturma evresini de kapsayan bu temel ilkeye göre altı temel unsurun uygulamada dikkat edilmesi gerekmektedir.

  1. Bağımsızlık ve tarafsızlık
  2. Kanunla kurulmuş mahkeme
  3. Makul sürede yargılama
  4. Alaniyet
  5. Denetim
  6. Silahların eşitliği; şüpheli veya sanığın savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olması…

Bu temel bilgiyi verdikten sonra makul sürede yargılamaya geçelim..

Bir yargılamanın adil olabilmesi, her şeyden önce yargılama- nın makul sürede bitirilmesini gerektirir. Toplumun yargıya olan güveninin korunabilmesi, hakkın gerçek sahibine bir an evvel tesliminin sağlanması ve uyuşmazlığın makul süre içerisinde bitirilmesi oldukça önemlidir.

Anayasa’nın 141. maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir” demesiyle buna ayrıca dikkat çekmiştir. Ancak bundan kas- tedilen her ne pahasına olursa olsun çabuk bitirilmesini amaçlayan bir ilke değildir. Aksi takdirde yargılama sonun- da verilen kararın doğru bir karar olması önemli olmazdı.

Her olay için geçerli, bütün ihtimalleri kapsayan standart bir “makul süre”nin tespiti imkânsızdır. Davanın niteliği, kanun yollarına başvurulup başvurulmadığı, dava taraflarının ve adlî makamların davayla ilgili tutum ve davranışları, her ola- yın özelliklerine göre farklılıklar gösterdiği ve bu nedenle da- va süresini etkilediği için, bu konuda kesin bir süre belirle- yemeyiz. Her olayın özelliğine göre ayrı ayrı değerlen- dirmeliyiz. Bunları belirlerken de belli başlı kriterlerimiz vardır; Dava konusun niteliği, yargılama sırasında tarafların tutumu, ulusal yargı makamlarının tutumu vs. olgularını dikkate alırız.

Makul süre açısından yapılacak değerlendirmede sürenin başlangıcı olayın ceza hakimi önüne götürülmesinden de önce polis veya savcılık soruşturmasına başladığı tarih. Sonu ise kanun yolları dahil olayın kesin hükümle sonuçlandırıl- dığı tarihtir. Davada uyulacak hükmün anayasa mahkeme- sine götürülmüş olması halinde ancak esası etkileyecek ise bu süre de hesaba katılır.

Hukuk devleti ilkesinden vazgeçilmeksizin hızlandırılması için CMK bazı tedbirler almıştır.

  • Hazırlık soruşturmasının çok iyi yapılarak duruşmalarda “tek celse” kuralına uyulmalıdır.
  • Mecburi müdafi sistemi tam olarak kurulmuştur.
  • Kabahatler suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırım gerektiren fiiller olarak getirilmiş; bu suretle açılacak dava sayısı azaltılmıştır.
  • Mahkemelerin çalışma ortamı düzeltilmiştir.
  • İkrar eden sanığa bazı olanaklar tanınmalıdır. Bu maksatla uzlaşma düzenlenmiştir.

Özetleyecek olursak “Geciken adâlet, adâlet değildir” ilkesin- den hareketle; yargılamanın süreç ve kademelerinin ( Kanun yolları da dahil )makul düzeye indirilmesi için her türlü tedbirin alınması, mahkemelerin iş yükünün azaltılması konularında gereken yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir ve tabi asıl önemli olan, yapılan bu düzenlemelerin uygulanıp hayata geçirilmesidir.

BÜŞRA ÖZKAN, İstanbul Kültür Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

YARARLANILAN KAYNAKLAR

 Bahri Öztürk Ceza Muhakemesi Hukuku Eylül, 2017
 Stj. Avukat Hilal Karaarslan Adil Yargılanma Hakkı Makale  Yılmaz Aliefendioğlu: AİHS ve Anayasal açıdan adil

yargılanma hakkı, Anayasa yargısı, sayı 10
 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Altıncı Maddesi

Kapsamında ADİL YARGILANMA HAKKININ ESASLARI

Cüneyd ALTIPARMAK TBB Dergisi, Sayı 63, 2006  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.madesi çerçevesinde Makul Süre İçerisinde Yargılanma Hakkı M.

Serhat KAŞIKARA TBB Dergisi, Sayı 84, 2009
 DİL YARGILANMA HAKKI VE MAKUL SÜRE Kenan

ÖZDEMİR Adalet Bakanlığı KGM Yetkili Tet.Hak.

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
Consensus Dergisi
Consensus Dergisi 2017 yılından beri basılı ve web yayıncılığında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.