Burçlar mı bizi etkiliyor, biz mi burçlardan etkileniyoruz?

05.02.2020
265

Burçlar tartışmasız her kesimin olumlu veya olumsuz söylemleriyle dile getirdiği yegane sohbetlerin başını çekmektedir. İşte tam da bu konu üzerine birilerinin bir şeyleri açıklaması gerekliliği üzerine bir yazı okuyacaksınız. Çünkü ikileme düşüldüğünü düşündüğüm bir soru var: “Burçlar mı bizi etkiliyor, biz mi burçlardan etkileniyoruz?” Aslında iki soru da görünüşte birbirlerine benzese de bu iki sorunun farklılığını bilimsel literatürdeki dört klasik sosyal etki araştır- masının üçüne bağlayarak açıklığa kavuşturabileceğimi düşünüyorum.

Hepimizin hayatında en az bir kez dahi olsa burç yorumu, özelliği vb. okuduğundan şüphe duymuyorum. Ancak sohbet aralarında; “İnanmam öyle şeylere, saçma işler peşindesiniz.” gibi konuşmalarla kendilerini kamufle eden kişilere rastla- mak hiç de zor değil. Aslında yazacaklarımı desteklemesi için keşke bu kişilerin, gerçekten hiç bu şeyleri okumamasını isterdim. Ancak okuduğunuzu düşünmekten kendimi alıko- yamıyorum. Siz okumadıysanız bile sizin burcunuzu okuyan birine; “Acaba uyuyor mu, bir bakayım.” düşüncesi ile kulak verdiğiniz düşüncesindeyim.

Gelgelelim yavaştan konumuzu açıklamaya başlayayım. Şahsi düşüncem şu yönde; inanan inanmayan her kişi burcu hakkında ufacık bir yorum dahi duysa bilinç aşırı oluşan bir subliminal benzeri mesaj kodlaması ile beynimizin ücra köşelerinde yer ediyor ve büyük ihtimalle ileri ki zaman davranışlarımızı kısmen de olsa etkiliyor. İnandıklarını doğ- rudan kabullenenlerin bu konuda çok daha etkili bir baskı altında olduğunu düşünüyorum.

Bu konu doğrultusunda Sherif’in “Grup Normunun Oluş- ması” Deneyinin kısmi olarak ölçüt olabileceğini düşünü- yorum. Fiziksel gerçeğin belirsiz olduğu hallerde kişi, duru- mu belirlemek, bir yere tutunmak ister ve bir gerçek yaratır. Fiziksel belirsizlik üzerine yapılan bu deneyin burçlarda geleceğin belirsizliği ve geleceğin bilinmek ve kontrol altına alınmak istenmesi üzerine kurulan bir inanç ve tutum yapısı olabileceği düşüncesindeyim.

Kişiler kendinden istemsiz olarak olabileceğini düşündüğüm şekilde kendilerine benzer arkadaşlar edinir veya yakın arkadaşlar birbirlerine benzeme eğilimindedirler. Asch’in “Uyma” Deneyi de bu anlamda bizi etkiliyor olabilir. Temel tezi “İnsan doğru bildiğini sandığı şeyin tersini iddia eden bir grupla karşılaşırsa ne yapar?” sorusu üzerine kurulu olan deneyde her üç denekten birinin (kullanılan bütün de- neklerin %35’inin) diğerlerinin yanlış kararlarına uyduğu ortaya çıkmıştır. Burada da arkadaş çevresi burçlara oldukça inançlı kişilerin kendilerinin de inanç mekanizması oluşturması, burcunda kendinden bir parça araması ve zamanla hayatını burcunun gidişatı yönünde şekillendirebileceği ve bu doğrultuda konformite etkisine kapılabileceği düşüncesi hakim oluyor.

Son olarak bir etki türüne daha değinmek istiyorum. Zimbardo’nun “Stanford Hapishanesi” deneyinde 24 sağlıklı, normal bireye rastgele mahkum ve gardiyan rolleri veril- miştir. Mahkumlara; beyaz elbise ve saçları örtülmüş; gardi- yanlara ise; düdük, aynalı gözlük, cop verilmiştir. Planlanan süresi 2 hafta olan deney 6 gün sürdürülebilmiştir. Nedeni ise gardiyanların üçte biri sadisttik eğilim sergilemeye başlamıştır. Bu sonuçta kişilerde “bireylik yitimi” gözlemi öne çıkmıştır.

Sonuca bağlamak gerekirse burçlar bizleri bu üç deneyinde yansıttığı yönlerle etkisi altına alarak zamanla üzerimizde kısmi konformite kurarak tutum ve davranış yönelimimizi bilinç aşırı bir şekilde etkilemektedir. Yani birey kendisini zamanla burcuna göre şekillendirmeye başlayabilmektedir. Bunu da “kısmi bireylik yitimi” şeklinde adlandırabiliriz. Elbette ki evrensel çekimlerin insan davranışı üzerinde su götürmez bazı etkileri olduğu bilim çevrelerince dile getiril- mektedir. Bu noktada evrensel çekim etkisini de göz ardı etmemek gerekir. Ancak, bu kısmi bireylik yitimi etkisiyle harmanlanan bir etki oluşturma olarak gördüğüm burç sisteminin var olduğu argümanına ulaşılabileceği düşüncesi ortaya çıkıyor.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Memet Zencirkıran, Davranış Bilimleri, Dora Yayınları

FATİH ÖZSOY, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
Consensus Dergisi
Consensus Dergisi 2017 yılından beri basılı ve web yayıncılığında okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.