Biraz yürüyelim mi?

15.12.2020
491

Biraz yürümek hepimize iyi gelir. Değişik şehirlerin sokaklarında dolaşmak, değişik tatlar tatmak, hiç olmadı yeni yüzlerle karşılaşıp zihnimize yeni vesikalıklar kazandırmak…Mesela “Özlemek Şehri”nde Nazım Hikmet Ran dizeleri okuyorsunuz duvarlarda. Onun dizelerinde yürüyorsunuz, özlediğiniz kişiyi ne kadar çok sevdiğiniz geliyor aklınıza. O zaman Cemal Süreya’nın “Çıkmaz Sokağında” çocukluk arkadaşınız olan mutlulukla karşılaşıyorsunuz ve kendinizi buluyorsunuz.

Aslında hep bir benliğini bulma isteği barındırır insan kendi içinde. Kendiniz demişken, bizi var eden şeyler düşüncelerimiz değil miydi? Hemen düşüncelerime kanatlanıp bakı- yorum ona. Düşüncelerimi kulaçlıyorum, bakalım ne kadar uzak kalıyor size, bendinizi ne kadar aşıyorsunuz bir ölçelim. Fikirlerinizin apartmanlarında mı oturuyorsunuz yoksa peşin fiyata aldığınız dairenizden ithal fikirler mi sallıyorsunuz vicdanınıza. Aynaya bakınca mı aklınıza düşüyor bedeniniz yoksa birisiyle karşılaşınca mı? Kaç ton hissediyorsunuz ağırlığınızı, ön yargıları kıracak kadar ağır mı? Bazı hayatlar tanıyoruz filmlerden, bir kitaptan ya da küçük ihtimalli bile olsa bir çift gözden; o hayatlar barınıyor bedenimizde. Kim veriyor bu barınma hakkını, vicdanımız mı? Sevgimiz mi? Kontrolü kimde bu duyguların? Bilinçaltımda adaleti sağla- yan düşünce ne zaman doğdu? Benden gayri gelen bir safsata mıdır bu doğum yoksa bir gerçek mi? Eğer gerçekse mutsuz sonları hazırlayan ve içten içe isteyen kesin odur ama bir safsatadan ibaretse herhalde herkes gibi ortak değerlere sahip olmamamı istemesi ondandır. Yürüyorduk en son, bir anda kendimi düşünce restoranına oturmuş, düşünce salatasının sorularını size tattırırken buldum. Nasıl? Cevaplarınızın tadını beğendiniz mi?

Sayın okuyucularımız, sıramız sevmek tatlısındadır. Salatadan tatlıya geçilir mi diye düşündüğünüzü işitir gibiyim ama insan böyle karmaşık bir varlıktır. Tatlımızın tadına gelirsek; herkesin kabul gördüğü hoş bir tadı vardır, bir de vicdanlı müşterilerin ağzında kusursuz tat bırakır. Kalır bir yana dünya fakat hayatları tatlı yemekle geçmektedir. Başlık basit; sev ki bütün kusurları unutasın. Özlemek şehrinin aranan üyelerinden olan sevgi, sevmek tatlısında mevcuttur. Biçimi yoktur, son yapılan araştırmalarda profesörler insan vücuduna sığmadığını gözlemlemiştir. Bu yüzden insanı duygudan duyguya sokabilir ve tatlı bittiğinde duygusuz bile kalınabiliyor. Bu sayede özlem şehrine bir turla gelip geçmişinizi görebilirsiniz. Yaşam size hitap etmemeye devam ederse özlem şehrimize bekleriz, hem şehre yerleşmek çok kolaydır. Şehrin kenar mahallerinden biri olan kara bulutlar mahallesinin muhtarlığına ikametgâhınızı almanız yeterlidir. Çünkü bu şehrin yüzde altmışı umutludur.

Özlemek, büyükşehir belediyesinin kararına göre; göğe bakmaları, karanlıkta bulunmamaları, ışıklı ortamlarda durmalarını, mutsuz şarkıları dinlemekten kaçınmalı, mutlu şarkıları dinlemelerini, ölüm kelimesi geçen soyut somut olayların hepsine algısını kapamasına, sevmeyi ciddiyetle benimselerini ve kararlara riayet edilmesini temenni ediyoruz.

HAKAN EREN

Uludağ Üniversitesi, Gemlik Asım Kocabıyık MYO, Bilgisayar Programcılığı

Sonbahar / 2018

REKLAM ALANI
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.